İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davası

İzale-i şuyu, diğer adıyla ortaklığın giderilmesi davası; bir malın paylaşılamaması halinde söz konusu olur. Bu davalarda malın mahkeme kararıyla satılması ve elde edilen paranın ortaklar arasında paylaşılması amaçlanır. Örneğin;

• İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) en çok miras hukukuna konu olur. Miras kalan mallar bir bütün olarak mirasçılara geçtiğinden, malın satışında anlaşamayan mirasçılar ortaklığın giderilmesi davasına başvurabilir.
• Evliyken ortaklı olarak aldıkları malın boşanmadan sonra ne olacağına karar veremeyen karı koca da izale-i şuyu davası (ortaklığın giderilmesi davası) açabilir.

Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-İ Şuyu) Ne Demektir?
Ortaklığın giderilmesi davası nedir incelendiğinde esasen bu dava Türk Medeni Kanunu’nda yer almaz. Uygulama ile geliştirilmiş bir dava türüdür. Kanuni dayanağını TMK m. 698 hükmü ile paydaşlardan her birine tanınan malın paylaştırılmasını isteme yetkisinden almaktadır.

Ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şuyu) aşamaları şu şekildedir:

  1. Noter veya sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi veraset ilamı alınır.
  2. Miras malları tespit edilir. Tespit yapılamıyor ise terekenin tespiti davası açılır.
  3. Mirasçıların kendi arasında anlaşması halinde miras taksim sözleşmesi akdetmek suretiyle paylaşım gerçekleştirilir.
  4. Mirasçılar kendi aralarında anlaşamıyor ise ortaklığın giderilmesi davası ile yargısal paylaşım yoluna gidilir.
  5. Aynen taksim mümkün ise mallar, mirasçılar arasında aynen paylaştırılır.
  6. Aksi takdirde ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilir.
  7. Satış sonrasında elde edilen tutar tüm mirasçılar arasında paylaştırılır.

İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davasına Kimler Katılabilir?

İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davası “çift yönlü dava” niteliğini taşımaktadır. Bu dava tipinde, her iki taraf da hem davacı hem davalı sıfatı taşımaktadır.

İzale-i şuyu davasında davacı sıfatı taşıma yetkisi kural olarak her bir paydaş malike tanınmaktadır. Paydaş maliklerden yalnız biri bu davayı açabileceği gibi birden fazla paydaş malikin davacı olarak yer alması da mümkündür. Ancak, paydaş malik olmayan bir kimse tarafından bu davanın açılması olanaklı değildir.
İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davasında davacı, dava hakkından feragat etse dahi davaya devam edilmektedir. Zira bu dava kendine özgü özellikler içermekte ve tüm taraflar yönünden benzer sonuçlar doğurmaktadır.
Ayrıca mirası paylaşma talebi mirasçının miras ortaklığındaki statüsüne sıkı surette bağlı bulunmaktadır. Bu sebeple bu hakkın diğer mirasçılar dışında bir üçüncü kişiye devri mümkün olmamaktadır. Reddi miras ayrıca değerlendirilir.

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasında tüm paydaş maliklerin yer alması zorunludur. Bunun gereği olarak tek bir paydaş tarafından açılmış olması halinde davalı tarafta geri kalan tüm paydaşların gösterilmesi, birden fazla paydaş tarafından açılmış olması halinde kalan tüm paydaşların davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde davaya devam olunması mümkün değildir.
Ortaklığın giderilmesi davasında klasik medeni yargılama hukuku kurallarının aksine yargılama giderleri dava sonunda tüm taraflara mülkiyet hakkı oranlarında paylaştırılmaktadır.

İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davası Hangi Durumlarda Açılır?
TMK m. 642 ile mirasçılardan her birine her zaman mirasın paylaşılmasını isteme hakkı tanınmaktadır. Ancak TMK m. 698 gereği bu hakkın kullanımını engelleyen 3 durum bulunmaktadır. İlgili hüküm şu şekildedir:
“Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. (…) Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.”
Bu hükümden anlaşılacağı üzere paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğünün bulunması halinde, paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması halinde, uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulursa izale-i şuyu davası (ortaklığın giderilmesi davası) açılması mümkün olmamaktadır.
Öyleyse mirasın paylaşılmasını isteme hakkının sınırını “ortaklığı devam ettirme yükümlülüğü” oluşturmaktadır. Ortaklığı devam ettirme yükümlülüğünün varlığı halinde paylaşmanın ertelenmesi söz konusu olmaktadır.
İzale-i şuyu engelleme nedeni oluşturan ortaklığı devam ettirme yükümlülüğü üç durumda doğmaktadır:
• Kanun Gereği (Bebek Nedeniyle)
• Hâkim Kararıyla (Terekenin Değerinin Düşmesi Nedeniyle)
• Sözleşme (Uzatılmış Miras Ortaklığı Sözleşmesi)
• Murisin Ölüme Bağlı İrade Beyanı

İzale-i şuyu davası nasıl engellenir sorusunun cevabı işte bu 4 ihtimalin varlığıdır. Bu hallerin mevcudiyeti hariç olmak üzere tereke konusu malların paylaşımı hususunda mirasçılar arasında anlaşmaya varılamaması halinde her zaman ortaklığın giderilmesi davası mümkündür.

Ortaklığın Giderilmesi Davası (İzale-i Şuyu) Sonucu Ne Olur?
Ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şuyu) sonucunda alınan ilamın kesinleşmesi ile miras ortaklığı son bulmaktadır. HMK m. 367/2 hükmü gereği ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şuyu) sonucu verilen kararlar kesinleşmedikçe paylaşma istenememektedir.

İzale-i Şuyu Davasında Satış Sonrası Para Paylaşımı
Ortaklığın satış yoluyla giderilmesi halinde ihalenin kesinleşmesi ile alıcı adına tescil yapılmaktadır. Satış bedeli ise hak sahibine verilmektedir.

İzale-i Şuyu Satış Masrafları
Satış bedeli hak sahibine ödendiğinde, izale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) öncesinde veraset intikal vergisi ödeyen mirasçılar satış sonunda elde edilen bedel üzerinden de katma değer vergisi (KDV) ödemektedir. Tescil ve vergilerin tahsilatı aşamalarından sonra paraların paylaştırılmasına geçilmektedir.

İzale-i Şuyu Davasında Satış Sonrası Para Ne Zaman Ödenir?
Paraların paylaştırılması hususunda genellikle paraların paylaştırılması raporu düzenlemek üzere bir bilirkişi görevlendirilmektedir ve ihale bedelinden hissedarların hissesine düşen miktar ve kesintileri içeren bir tevzi tablosu bilirkişiye teslim edilmektedir. Paraların paylaştırılmasına dair rapor ve tevzi tablosu bilirkişi tarafından tanzim edildikten sonra ilgililere tebliğ edilmektedir.
İzale-i şuyu davası sonucu para ne zaman ödenir diye bakıldığında ise bilirkişi raporunun kesinleşmesi üzerine para banka hesabına yatırılmaktadır. Banka hesabına yatırılan para üzerinden gerekli kesintiler yapıldıktan sonra hak sahiplerine ödenmektedir.

İzale-i Şuyu Aynen Taksim Suretiyle Nasıl Yapılır?
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasında, miras konusu malvarlığı değerinin paylaşılması hususunda ilk yol aynen taksimdir. Aynen taksim suretiyle paylaşma yapılması için taraflardan birinin bunu talep etmesi gerekmektedir. Eğer paydaşlardan biri tarafından aynen taksim yolu cazip bulunuyor ise ilgili tarafından ortaklığın giderilmesi dava dilekçesi hazırlanırken bu talebe mutlaka dilekçede yer verilmelidir. Zira, medeni yargılamada hâkim taleple bağlıdır.
TMK m. 669/2 gereği taraflardan biri ortak malın aynen taksim suretiyle paylaştırılması talebinde bulunur ise hâkim, öncelikle aynen taksim şartlarının bulunup bulunmadığını araştırmak zorundadır. Bu incelemede şu hususlara dikkat edilmektedir:
• Taşınmazın yüzölçümü, niteliği, tarım arazilerinin niteliği (Örneğin arazilerde beş dönümden küçük bölümlere imkân tanınmamaktadır.)
• Pay ve paydaş sayısı
• İmar mevzuatına göre mümkün olup olmadığı
• Taşınmazın önemli ölçüde değer kaybına uğrayıp uğramadığı
• Paydaşların rızası
Söz konusu kriterlerin mevcut olmadığı durumlarda hâkim, aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) talebini reddetmektedir. Bu durumda malın satışı suretiyle paylaştırılmasına karar verilmektedir.
Son olarak, Kat Mülkiyeti Kanunu m. 7 gereği kat mülkiyeti kurulması mümkün olan bir taşınmaz mal üzerinde ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) için satış yolu kullanılamamaktadır. Dolayısıyla bu husus hâkim tarafından titizlikle araştırılmalı ve aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi prosedürü tercih edilmelidir.
Taşınır Mallarda Aynen Taksim
Taşınır mallarda aynen taksim yapılabilmesi için her paydaşa verilen malın aynı tür olması gerekmektedir. Aksi takdirde, paydaşlara farklı tür taşınır mal verilmesi geçerli olmamaktadır.
Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) kararı sonucunda taşını mal paydaşa teslim edilmemiş ise söz konusu karar kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl zamanaşımına tabi olmaktadır.
Taşınmaz Mallarda Aynen Taksim
Kural olarak aynen taksim suretiyle paylaştırma sonucunda her bir paydaşa düşen parça değeri birbirine denk olmaktadır. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) sonunda paydaşlara düşen değerler arasında farklılık oluşmaktaysa eksik değerdeki parçaya ivaz (karşılık) eklenmek suretiyle denkleştirme sağlanmaktadır.
Ancak paydaşlar arasında anlaşma sağlanmış veya davacı mirasçı ya da mirasçılar tarafından ortaklığın giderilmesi cevap dilekçesi ile dava kabul edilmiş ise hâkim bu hususla bağlı olmakta ve davayı anlaşma minvalinde sonuca bağlamaktadır.
Taşınmaz mal bakımından aynen taksim kararı kesinleştiği takdirde ilgili paylaş mülkiyeti kazanmaktadır. Dolayısıyla zamanaşımı söz konusu olmamaktadır. Bu sonucun doğumu için sicile tescil önem arz etmemektedir.

İzale-i Şuyu Satış Prosedürü 2024
Taşınmazın aynen taksimi mümkün değil ise ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmektedir. Taşınmaz mal üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesi sonucunda;
• Ailenin mal varlığı el değiştirmektedir.
• Mirasçılar terekeden uzaklaştırılmaktadır.
• Taşınmazlar el değiştirmektedir.
• Tarımsal amaçlı taşınmazlar üçüncü kişilerin eline geçmiş olmaktadır.
Ortaklığın giderilmesinin (izale-i şuyu) satış suretiyle gerçekleşmesi durumunda, taşınmazın satışını gerçekleştirmeye yetkili makam 2023’de Gayrimenkul Satış Memurluğu olmaktadır.
Ortaklığın giderilmesi suretiyle satış yolunda taraf olarak tüm mirasçıların gösterilmesi gerekmektedir.
Kural olarak ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasında satış açık arttırma yoluyla yapılmaktadır. Ancak tüm paydaşların oy birliği sağlaması halinde satışın yalnızca ortaklar arasında gerçekleşecek şekilde yapılması da mümkündür.
Her ne kadar izale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davasında mirasçıların, izale-i şuyu engelleme hakkı bulunmasa da satış aşamasına üçüncü kişilerin dahil olmasını engellemeye yönelik imkanları mevcuttur.

İzale-i Şuyu Davasında Değer Tespiti Nasıl Yapılır?
İzale-i şuyu satış prosedürü gereği öncelikle mahkeme tarafından taşınmazın tapu kaydı, kadastrosu ve imar çapı celp ettirilmektedir. Ayrıca mahkeme tarafından gerekli görüldüğü hallerde taşınmaz bakımından keşif yapılmaktadır.
İzale-i Şuyu değerlemesi için yapılacak keşifte şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir:
• Taşınmazın tapu kaydına ve çapa uygun olup olmadığı araştırılmaktadır.
• Taşınmaz malın pay miktarına ve paydaş adedine göre ya doğrudan doğruya ya da ivaz ilavesi suretiyle aynen taksiminin mümkün bulunup bulunmadığı incelenmektedir.
• Taşınmazın zemin olarak ve üzerinde varsa ağaç, ev vs. tesis olarak ayrı ayrı kıymetleri takdir edilmektedir.
• Bunların paydaşlardan kime ait olduğunu ve bu değerler esas alınarak her paydaşa satış bedelinden % hesabıyla isabet edecek miktar hesaplanmaktadır.
Ardından, bu hususlar bilirkişi tarafından incelenmek suretiyle bir bilirkişi raporu hazırlanmaktadır. Bilirkişi raporu taşınmaza ilişkin değer tespiti (takdiri kıymet) içermektedir.

İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) İhaleleri
Değer tespitinin ardından sulh hukuk mahkemesi dosyayı satış memurluğuna göndermektedir. Satış memurluğu tarafından satış ilan edilmekte ve tüm mirasçılara tebliğ edilmektedir. İhaleye iştirak etmek isteyen kişiler belirli bir teminat yatırmak suretiyle dahil olmaktadır. Avukat Taha AKKURT avukat-hukuk bürosu ihale aşamasında müvekkillerine gereken hukuki desteği sağlamaktadır.
İhalenin feshi sebeplerinin gerçekleşmesi durumunda izale-i şuyu satış iptali ortaya çıkmaktadır. İhalenin feshi Sulh Hukuk Mahkemesi’nden ihalenin gerçekleşmesinden itibaren 7 gün içerisinde şikâyet yoluyla istenmektedir. Süresi içinde ihalenin feshi davası açılmaz ise ya da açılan dava reddedilir ise ihale kesinleşmektedir.

İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davasında Açık Artırma
Açık artırmaya bilirkişi raporunda gösterilen değer tespitinin %50’si üzerinden başlanmaktadır. En çok artıran kişiye ise söz konusu taşınmazın satışı yapılmaktadır.

İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davasında Önalım Hakkı
İzale-i şuyu davalarında önalım hakkı kullanımı söz konusu olmamaktadır. Esasen paydaşlar arasında önalım hakkı kullanımı mümkün olmamaktadır zira paydaşların tereke üzerinde hakları miras payı oranındadır. Dolayısıyla izale-i şuyu davada hissedarın alış önceliği bulunmamaktadır.

İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davası Ne Kadar Sürer?
Ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şuyu davası) ne kadar sürer sorusuna kesin bir cevap vermek mümkün olmamaktadır.
• Tarafların sayısı,
• Tarafların oturumlara teşhisi,
• Terekenin hacmi,
• Bilirkişi raporlarına itiraz

vb. birçok etken davanın süresinde etkili olmaktadır. Ancak ilk derece mahkemesi olan sulh hukukta izale-i şuyu davası ne kadar sürer denildiğinde 1 yıl cevabı vermek mümkün olmaktadır.

Kaynak:
• ANTALYA, O. Gökhan (Kasım 2021), Miras Hukuku (Yenimahalle/Ankara: Seçkin Yayıncılık)
• SARI, Suat (2020), Uygulamalı Miras Hukuku (İstanbul: Filiz Kitabevi)
• GENÇCAN, Ömer Uğur (2022), Miras Hukuku (Yetkin Yayınları)
• www.denktas.av.tr

Kilis Avukat Taha Akkurt Hakkında
blank

Yüksek kaliteli hukuki hizmet sunarak müvekkillerimizin haklarını savunmak ve korumak; etik değerlere bağlılıkla adil ve güvenilir bir hukuki çözüm ortağı olmak.